26 Mart 2010 Cuma

Şiirin Amacı - Charles Baudelaire

.


Erdoğan Alkan'ın Şiir Sanatı isimli kitabında okuyup kendi bloguma derlediğim yazıyı buraya da geçeyim, buyrun :

Konuşan Charles Baudelaire ;



Şiirin amacı gerçek değildir: Gerçek, bilimlerin temelinin ve amacının oluşmasına hizmet eder...

Şiirin amacı iyi değildir: İyi, aktörel (ahlaki) araştırmaların temeli, amacıdır. Sürekli sanatta aktöreye aykırı, aktöreye aykırılık, aktörellik gibi sözler ve diğer kazca şeyler söyleyip duran burjuvazinin hödüklerini düşündükçe , bir seferinde bana eşlik ederek daha önce hiç görmediği Louvre'a gelen ve o ölümsüz yontuları ve tabloları gördükçe kızarıp yüzünü kapayan, beni sürekli kolumdan çekip duran, böyle rezilliklerin açıkça nasıl gösterilebildiğini soran beş franklık sokak orospusu Louise Villedeu 'ü anımsarım.

Şiir bir tutkuyu dile getirmek için yazılmaz: Romantizmin düzensiz, dağınık dönemlerinde o hararetli iç çöküşler döneminde sık sık ileri sürülen bir formül vardı : Yüreğin şiiri. Böylece tutkuya geniş haklar tanınıyordu. Bir tür yanılmazlık tanınıyordu ona. Neler yapmıyor estetik bir yanılgı, nice yanlış yorumları, nice kuşkulu görüşleri dayatıyor dilimize. Yürekte tutku vardır, yürekte özveri vardır, yürekte suçluluk vardır ama şiir, şiir yalnız ve yalnız imgelemdedir.

Yalnız dize tutkusuyla yazılmış şiirin güzel olmak konusundaki şansı, bir öfkeyi dile getirmek için yazılmış dizeden daha fazladır. Dünyamız hoşnutsuz, öfkeli insanlarla dolu ama güzel dizeler yaratamıyorlar.

Şiirin amacı öğretmek değildir: Şiirin amacının şunu ya da bunu öğretmek olduğunu düşünen bir yığın insan var. Şiir gelenekleri yetkinleştirmeliymiş, şiir bilinci güçlendirmeliymiş, hasılı şiir yararlı olanı göstermeliymiş... Kişi kendine eğilmek, ruhunu sorgulamak, coşkulu anılarını anımsamak istesin yeter ki, o zaman şiirin şiirden başka amacı olmadığını görür, başka amacı olamaz da.


Şiirin ilkesi yüce bir Güzelliktir. Güzel, zevkin tek tutkusu, tek amacıdır: Şiirin ilkesi yalnız ve yalnız yüce bir güzellik'e karşı duyulan insani bir özlemdir. Ve bu ilke kendini ruhun kanatlanışında, coşkuda, yüreğin esrikliği olan tutkudan aklın otlağı olan gerçekten tümüyle bağımsız bir coşkuda ortaya kor...


Baudelaire'in şaire verdiği öğütlere gelince:


Başarı tansık gibi kendiliğinden gelmez. Her başarı yazarın gücüyle artan daha önceki başarılan sonucudur.

Şair, şansım yok yazgım buymuş diyemez; bunu söyleyenler henüz yeteriyle başarıya ulaşamamış ve bunu da bilmeyen kimselerdir.

Bazı sözcük kumkumaları edebiyat değerleri olmadığı halde ün yapmışlarsa onlara öfkelenerek zaman yitirmek bir işe yaramaz. Beğenmediğiniz yazılar karşısında siz kendi yazınınıza damganızı basamazsanız savunduğunuz sanatın yarısı karanlıkta kalır. Yeni araçlarla ilgi uyandırıp çevrenizi olabildiğince aydınlatın.

Gerekli silahlardan yoksunsanız ya da elinizdeki silahı kullanmayı iyi bilmiyorsanız eleştirel saldırıya kalkmayın. Eksik eleştiri acıklı bir kazaya neden olur, silah geriye teper. İyi silahlıysanız dolaylı değil doğrudan saldırın.

Şiiri büyük oranda önce zihninizde tamamlayın. ( Tuvale ilk fırçayı vurduğunuzda tuvaldeki resim zihninizde bitmiş olsun )

Zihnin mekaniği vardır. Yarının yapıtını inatla yaratmak istiyorsanız her gün çalışın, esini kendi egemenliğiniz buyruğunuz altına alın.

Şiir sabır ister, uzun dönemde yarar sağlayan bir yatırım türüdür. Önce değerinizi kanıtlayın.



C.B

Hiç yorum yok: